DOLAR 6,9752
EURO 8,2234
ALTIN 443,00
BIST 9,1250
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin 34°C
Sıcak

Kadın yok, hanım var!

Kadın yok, hanım var!
REKLAM ALANI
02.07.2020
251
A+
A-

…Sanırım diliniz sürçtü, hanım diyecektiniz aslında! Sizin de işiniz kolay değil elbet; başımızda bir anlayış ki kadına dair dili başka, meyli başka, bakışı farklı. Asla erkekle eşit ve bir görmeyen.  Ve de kadının erkeklerle eşit bireyler olması değil,  ailenin korunması öncelik. Kadın da ailenin bir parçası. Öyle olunca KADIN değil, HANIM KARDEŞ makbul olanı!..”

 

ARA REKLAM ALANI

 

MÜNEVVER ÖZGENÇ

 

 

Malı mülkü kendine;

Zenginin birinin çenesi yormak ne kelime, kadınları çileden çıkardı bu kez.
Düşünün beni bile!

Oysa bakmayacaktım artık kim ne söylemiş, kim kime ne der.

Gel de görme!

Meğer, KADIN kelimesinin adı yokmuş AKP’den önce. ( Her ne kadar kendisi dese de AK)

Buyur burdan yak!

Kadınların ve kadın örgütlerinin eşit birey olma yolunda uzun yıllardan beri verdiği mücadeleleri hiçe sayarak.

Siz o sıralardan ses veresiniz,  kürsülerde sizde konuşasınız diye bundan neredeyse doksan yıl önce,  5 Aralık 1934 de elde etti milletvekilliğine seçme ve seçilme hakkını bu ülkede kadınlar;  Cumhuriyet ve Aydınlanma Devrimlerinin ışığında. Daha da öncesinden başlayan mücadelelerinin ve yurt savunmasındaki paylarının hak edilmiş bir sonucu olarak.

Hani şimdi siz şakıyorsunuz ya hatta parmak sallayarak, kadınların yaşama hakkı için getirilen görüşmelere karşısında bile, o mücadeleler sayesinde.

Gel gör ki şu on sekiz yılda izlenen kadın politikalarıyla çoğu kazanımları geriye gitti tam tersine!

Sanırım diliniz sürçtü, HANIM diyecektiniz aslında!

Sizin de işiniz kolay değil elbet; başımızda bir anlayış ki kadına dair dili başka, meyli başka, bakışı farklı. Asla erkekle eşit ve bir görmeyen.

Ve de KADINın  erkeklerle eşit bireyler olması değil, AİLEnin korunması öncelik. Kadın da ailenin bir parçası. Öyle olunca KADIN değil, HANIM KARDEŞ makbul olanı!

Bunun için ki anımsarsak: Ülkemizde kadın sorunlarının, bir başka deyişle kadına yönelik ayrımcılık, cinayet, şiddet ve tecavüz olaylarının bütün bunları sonlandırmak için başlı başına bir Kadın Bakanlığının kurulmasını zorunlu kıldığı yerde,

Söylediğinizin tersine kadının adı silinsin diye, KHK yetkisi çerçevesinde Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanlığı kapatılarak,  yerine Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı kuruldu 12 Haziran 2011 seçimleri öncesinde.

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı olarak anılıyor hani şimdilerde.

 

Hatta Anayasada güya kadınlara olumlu ayrımcılık uğruna,  değişiklik için (madde-10) halkoylaması bile yapıldı da 12 Eylül 2010 da, o bile başka şeylere yaradı sonunda

Gerçek şu ki hanımım,

en az 7500 kadın öldürüldü on sekiz yılık Akp döneminde.  Kadın intiharları ve şüpheli ölümler hariç. Sırf son altı ayda en az 139 kadın cinayeti! (*) Onca şiddet, taciz, tecavüz davası da yanında!

Kadına karşı şiddet ve cinayetler ülkesine dönüştük dünya nazarında.

Ha, unutmadan! Bir de 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Yasa var mevzuatta. Hani 8 Mart 2012 de çıkartılmıştı hatırlarsınız; kadınlara hediye diye. Bir türlü işlevselleştirilmediği  için her gün, her gün devlet koruması altındayken  bile kadınlar öldürülüyor erkekler tarafından.

Ya Kadınlar Yaşasın diye herkesten önce imzaladığımız İstanbul Sözleşmesi? Aile birliğini parçalıyor gerekçesiyle şimdi hedefte!

Bir yerde siz de haklısınız. Ne dertler görüp, nelere şaştınız. Önemli bazı isimlerin eşi bile olamıyor irken örneğin, çok şükür bunları da aştınız. O yüzden şimdi kadına dair gayretiniz bir başka!

Şimdi siz şüpheli kadın ölümleri ve kadın cinayetlerinin araştırılması için getirilen önergeleri bile elinizin tersiyle geriye çeviriyorsunuz ya;  anlıyorum, aklınızda başka mağduriyetler!

2016 dan bu yana “Evlilik mağdurları” adı altında çocuk istismarını meşrulaştırıcı,

tecavüzcüsü ile evlenildiğinde çocuk istismarcılarını affedecek yasayı ( en son geçtiğimiz Nisanda ki infaz düzenlemesinde geçemeyen)  çıkarmak için zemin kollandığını bilmeyen mi var?

Bir de bir hazım sorunundan bahsetmişsiniz ya son olarak başörtünüzden ötürü.

Hiç bir zaman kazanım olarak görmedim ol mevzuyu,

görmüyorum da kendi payıma!

Ne hak, ne özgürlük ne de KADIN adına..

 

(*) TBMM Kadın-Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu (KEFEK)

Başkan Vekili Candan Yüceer.

 

 

2 Temmuz 1993’de Madımak’ta

yakılarak katledilen 33 cana saygıyla…

Sivas’ın üstünde bir acı duman

Yobazın bahanesi ahret-din- iman

İnsanlık suçuna işler mi zaman?

Başka söyleyecek sözüm kalmadı!

 

 

 

Fotoğraflar: ABİDİN YAĞMUR arşivi)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.