DOLAR 7,7899
EURO 9,1472
ALTIN 473,01
BIST 10,0067
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin 30°C
Az Bulutlu

MÜNEVVER ÖZGENÇ YAZDI: SEMBOLİK!

MÜNEVVER ÖZGENÇ YAZDI: SEMBOLİK!
MOBİL REKLAM ALANI
09.07.2020
209
A+
A-

Bir: Sembolik değil nüfusun yarısı olarak, Uluslararası Sözleşmelerle desteklenmiş anayasal hak temelinde, kamusal ve toplumsal yaşamın her alanında erkeklerle gerçek anlamda EŞİT! İki: Bayan değil, Dünya üzerinde cinsiyete tanımlı iki evrensel sözcükten biri olarak KADIN! Üç: Tane değil, toplumu oluşturan yurttaşlar olarak erkeklerle eşit hak ve sorumluluklara sahip BİREY!

 

ARA REKLAM ALANI

 

MÜNEVVER ÖZGENÇ

 

Nereden düştüyse aklıma;

Geçen gün bir hastane açılışında yaşananlar bir hikâyeyi getirdi usuma.

Bu da onlardan birimidir bilmiyorum ama bir çuval inciri mahvetme konusunda, nükte ustası Çetin Altan’dan okuduğumuz “Deli Dılaca” öyküleri ile pek benzeştirdim, iki farkla; bir yerine üç genç kız var ve kızlar deli değil kekeme. Seremoni aynı “kız isteme”

İlkini bilen biliyordur mutlaka (Hani eve gelen görücüler annesini sorduklarında Deli Dılaca’nın, annesinin o an dışarıda komşularla nasıl bir kavga halinde olduğunu bir çırpıda anlatması)

Bunda ise: Peş peşe “gelinlik çağına” gelmiş ne var ki kekeme oldukları için bir türlü kısmetleri açılmayan üç genç kız için “evde kalma” tehlikesi görünür olmuş. Derken uzaklardan üç talipli çıkagelmiş. Üç erkek kardeş.

Kızlar annelerinden tembihli; söz kesilip misafirler gidene kadar tek kelime konuşulmayacak. Yenilip içilmiş, yüzükler takılıp ertesi gün de düğün-dernek yapılmak üzere sözleşilmiş.

Misafirler tam kalkacak vakit, salonun ortasından büyük bir fare geçmiş.

Birinci kız  -Dıtana bak, dıtana!

İkincisi: –Duyruğu da godaman!

Sonuncusu: – Gız, anam gonudman demedi mi!

İki hafta kadar önce, Akp gelene kadar bu ülkede kadın kelimesinin adının olmadığını öne süren partinin kadın Grup Başkanvekili tam da kadınlardan gelen tepkileri göğüsleyip itirazları savuşturmakta iken,

Üstüne de “aile birliğini parçalayacağı” gerekçesiyle son günlerdeki hedeflerden birisi olan İstanbul Sözleşmesi(11 Mayıs 2011 tarihli- Kadınlara Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadele Hakkındaki Avrupa Konseyi Sözleşmesi) ne ilişkin, iktidar kanadından gelen “sözleşmeden çekilme” girişimlerine karşı nitelikte sayılacak, Türkiye’de bir grubun bütün kötülüklerin anası olarak İstanbul Sözleşmesini gördüğü ve okumadan iddialar ortaya konulduğu şeklinde, sözleşmeden yana görüş açıklayıp kadınlar cephesini yumuşatmak üzereyken:

Sen tut, aynı partinin Genel Başkanı olarak İstanbul’da Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesinin açılış töreninde görüntüyü kurtarayım derken bilinçteki kadına karşı anlayışı hiç çekincesiz bir kez daha açık eyle!

Tam kurdele kesilecekken! (üç kişi yerine tekleşerek)

“Şöyle sembolik de olsa”

– “Bayan m.vekillerimizden”

– “Hiç olmazsa iki tanesi!”

Başından mı kuyruğundan mı, sembolik de olsa biz de itiraza şöyle başlayalım o zaman.

Bir: Sembolik değil nüfusun yarısı olarak, Uluslararası Sözleşmelerle desteklenmiş anayasal hak temelinde, kamusal ve toplumsal yaşamın her alanında erkeklerle gerçek anlamda EŞİT!

İki: Bayan değil, Dünya üzerinde cinsiyete tanımlı iki evrensel sözcükten biri olarak KADIN!

Üç: Tane değil, toplumu oluşturan yurttaşlar olarak erkeklerle eşit hak ve sorumluluklara sahip BİREY!

Gel gör ki zihinlerde kadına bakış böyle olmayınca, yaşamın her alanında birey olarak görünür olmalarından hoşnut olunmadığından, bilinçli bir şekilde benimsenip uygulanan kadın politikalarıyla adım adım aile içerisine sıkıştırılmaya çalışılan kadının adı da şu şekillerde ortaya çıkıyor haliyle:

Aile içerisinde yuvayı yapan, en az üç çocuk doğurup bakan dişi kuş, hanım.

Ola ki sembolik de olsa

Dosta düşmana karşı listelere konulup milletvekili olursa

Olsa olsa bir adım ötesi: BAYAN!

 

 

MOBİL REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.