DOLAR 7,7556
EURO 9,1271
ALTIN 475,35
BIST 10,0171
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin 30°C
Az Bulutlu

Hesabı verilmemiş bir darbe girişimi/Şerife Arıcı Yıldız yazdı

Hesabı verilmemiş bir darbe girişimi/Şerife Arıcı Yıldız yazdı
REKLAM ALANI
21.07.2020
121
A+
A-

“…15 Temmuzun 20 Temmuzun gençleri gelecekten umutsuz, tutunacak bir dal bulamıyor. Halk yoksulluktan intihar ediyor, esnaflar biner biner kepenk kapatıyor, cezaevlerinden hırsızlar, caniler cezaevlerinden çıkarılıp, gazetecilerle muhaliflerle dolduruluyor. Barolar bölünüyor ülkede her gün kadın öldürülürken İstanbul Sözleşmesinden çıķılıyor. Hasılı Türkiye’de 15 Temmuzdan sonraki günler 15 Temmuzu unutturuyor…”

 

ARA REKLAM ALANI

 

 

ŞERİFE ARICI YILDIZ

 

 

15 Temmuz 2016…

Saat 22 sularında Ali Kırbıyık, Mustafa Esmercengiz ve ben Aydıncık’dan dönüyoruz. Aydıncık CHP İlçe Örgütünün öncülüğünde Aydıncık’ta engelli bir vatandaşımıza akülü tekerlekli sandalye teslim etmenin vicdan huzuru içinde eve dönüyoruz.

Ali Bey araba kullanıyor. Mustafa’yla ben sosyal medyaya bakıyor, önemli gelişmeleri birbirimizle paylaşıyoruz.

Erdemli ‘ye yaklaşırken İstanbul Boğaz köprüsünde bir askeri hareket olduğuna dair üst üste haberler gelmeye başladı.

İşin aslını çözmeye çalışırken, tam Erdemli Çamlığı’na geldiğimizde olayın bir askeri darbe olduğu haberi geliyor.

Hemen radyoyu açıyoruz.

TRT spikerleri TRT’ye Yurtta Sulh hareketinin el koyduğunu haber veriyor. Donup kalıyoruz.

İlk andaki şaşkınlık endişeye dönüşüyor, darbeyi kimin yaptığını öğrenmeye çalışıyoruz.

Mersin’e gelinceye kadar yol bitmiyor, bir an evvel eve kavuşmak istiyoruz.

Evdekiler endişeyle boynuma sarılıyorlar.

Devlet yetkilileri ortada yok, uçaklar başkentin semalarından gazi Meclisimizi bombalıyorlar. Genel Kurmay başkanlığı basılıyor.

Gece yarısı Cumhurbaşkanı Erdoğan bir cep telefonu yayınıyla darbeyi duyuruyor, halka sokağa çıkıp darbeye karşı durması çağrısında bulunuyor.

Darbeyi bir süredir devletin Ordu’dan başlayarak tüm kılcal damarlarına yerleştirilen, 17- 25 Aralık operasyonu sonrası terör örgütü ilan edilen Fettullah Gülen örgütünün gerçekleştirdiği açıklanıyor.

Sela sesleriyle bitmek bilmeyen gecenin ardından, sabah halkın ve ordudaki Atatürkçü subay ve askerlerin duyarlılığıyla engellendiği anlaşılan darbenin acı tablosu ortaya çıkıyor.

***

Bugün kontrol edilmiş olup başka bir darbeye evrildiği anlaşılmış olan darbe girişiminde çoğu günahsız erler ve masum vatandaşlar olmak üzere 250 kişinin yaşamını kaybettiği, askeri okul öğrencilerinin birçok subayın tutuklandığı, darbenin elebaşı olduğu anlaşılan kişilerin önce gözaltına alınıp sonra ortadan kaybolduğu anlaşılıyor.

Bu darbe girişiminin şokunun ardından Türkiye 20 Temmuz’da demokrasiye vurulan darbenin şokuyla sarsılıyor.

Açıklanan olağanüstü hal ortamında binlerce kamu çalışanı terör örgütü üyeliği suçlamasıyla KHK ile ihraç ediliyor, on binlerce kişi tutuklanıyor, askeri okul öğrenciler müebbete mahkum ediliyor,  binlerce masum insan işinden oluyor, FETÖ’cü yaftasına maruz kalmamak için kimse olan bitene sesini çıkaramıyor.

Bu olağanüstü şartlarda Türkiye genel seçimlere gidiyor, darbe ve öncesi dönemin 17-  25 Aralıkta Fettullah Gülen’e “Ne istediniz de vermedik?” diyen Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı seçiliyor.

 

Yapılan yargılamalarda darbenin hükümete yakın aktörleri beraat edip serbest kalırken, masum insanlar cezalandırılıyor.

Fettullah Gülen’e yakın siyasilere ödüllendirircesine yeni siyasi görevler veriliyor.

Artık hukuk devleti olmak şöyle dursun, Türkiye kanun devletinden kanun hükmü de kararname devletine dönüşüyor.

Demokrasi iktidarın meşruiyetini sürdürmek için onun kuralsızlıklarıyla gidilen bir sandığa dönüşüyor.

Devletin kurumları ve kasası boşaltılıyor.

Deprem vergileri, kıdem tazminatı fonları, ihtiyaç akçelerine kadar boşaltılıyor.

Ülkenin yeraltı, yerüstü tüm serveti yabancılara satılıyor.

Türkiye’nin  geleceği karardıkça kararıyor.

15 Temmuzun 20 Temmuzun gençleri gelecekten umutsuz, tutunacak bir dal bulamıyor.

Halk yoksulluktan intihar ediyor, esnaflar biner biner kepenk kapatıyor, cezaevlerinden hırsızlar, caniler cezaevlerinden çıkarılıp, gazetecilerle muhaliflerle dolduruluyor.

Barolar bölünüyor ülkede her gün kadın öldürülürken İstanbul Sözleşmesinden çıķılıyor.

Hasılı Türkiye’de 15 Temmuzdan sonraki günler 15 Temmuzu unutturuyor.

15 Temmuz sonrası, 15 Temmuzun mimarlarını değil mağdurlarını cezalandırıyor.

15 Temmuz karabasanı selalarla yaşatılıyor.

Ayasofya kararıyla laikliğe bir darbe daha vuruluyor.

16 Nisanda hakimiyetini kaybeden millet, 15 temmuz öncesinin ağır uykusundan hala uyanmıyor!

15 Temmuz Türkiye tarihinde hesabı sorulmamış, hesabı verilmemiş bir “darbe girişimi” olarak duruyor!

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.