DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin 16°C
Yağışlı
http://www.mersinyasam.net/wp-content/uploads/2020/11/dikey-scaled.jpg

Münevver Özgenç yazdı: Sağlık çalışanları tükendikçe… Karanlık çöküyor!

Münevver Özgenç yazdı: Sağlık çalışanları tükendikçe… Karanlık çöküyor!
REKLAM ALANI
13.11.2020
33
A+
A-

“…Askerlik yoklaması için Adıyaman Hükümet meydanı önünde toplanan kalabalığa karşı, doktor “sağlıklı mısınız? diye sorduğunda üç bin asker adayının hep bir ağızdan “Sağlıklıyız” seslenişleri arasında babasının “ hestayıım” sesini duyuramadığı gibi…”

 

ARA REKLAM ALANI

 

 

MÜNEVVER ÖZGENÇ

 

 Bakmayın siz, benim bazı ayları ayırıp, kimilerini kayırdığıma;

Tüm aylar yaşamaya değer…

Yaşamaktan yana içimizde bir tutam heves kaldıysa  eğer.

Hayyam misali, tüm ayları gönüllemeli:

Bilir misin, yüceler yücesi Tanrı

Yaşama sevinci hangi aylar coşturur yaşayanları?

Aralık, ocak, şubat, mart, Nisan

Sonra Mayıs, Haziran

Temmuz, Ağustos, elbette Eylül

Bir de Ekim, kasım ayları…

Yeter ki “ne başta dert, ne gönülde hasret olsun.”

Şairin istediği gibi bir memleket olsun.(*)

“Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun.

Olursa bir şikayet ölümden olsun”

Gelgelelim, ülkemde ölümler öyle sıradanlaştı ki; yersiz, zamansız, kolay (!) ölümler. Şikâyet etmenin de yok bir anlamı.

Daha iki hafta geçmeden, anılmaz oldu İzmir depreminde yiten yüz ondört can. İçinde oturabileceği bir evi- barkı kalmadan kışa giriyor yüzlerce insan.

Yönetenler için, geçim sıkıntısı arşa çıkmış –tek kişilik yoksulluk sınırı 3.743 TL-  işsiz sayısı on milyona dayanmış, işsizlik yüzünden intiharlar çoğalmış, ne gam!

Varsa yoksa,  sermaye üzülmesin. ‘Fincancı katırcıları ürkütülmesin. Aman!.’

Sırf corona-virüs yüzünden can kaybı günlerdir seksenleri düşmezken, son verilerle ülkemizde 64 doktor, 145 sağlık çalışanı hayatını kaybetti.

“ÖLÜYORUZ, TÜKENİYORUZ!” diyor Hekimler!.. Daha ne desinler?

Gündem öyle ağır ki, kulaklar bütünüyle sağır!

Söz hekimlere dayanınca, tam yeri olmalı;

Sanatçı llyas Salman’ın dediği gibi: “Bizim perişanlığımız, sesimizi duyuramadığımızdandır; duyuramıyoruz, çünkü birleştiremiyoruz!”

“Babamın askerlik hatıraları” dediği anlatısında var ya hani:

Askerlik yoklaması için Adıyaman Hükümet meydanı önünde toplanan kalabalığa karşı, doktor “sağlıklı mısınız? diye sorduğunda üç bin asker adayının hep bir ağızdan “Sağlıklıyız” seslenişleri arasında babasının “ hestayıım” sesini duyuramadığı gibi.

Hastalar da, derman sağlayanlar da perişan şimdi!

Toplum olarak, çığlıklarına ses veremiyoruz…

“Sağlık çalışanları tükendikçe, karanlık çöküyor!”

Her geçen gün tırmanmakta olana vak’a artışlarına karşı, Türk Tabipler Birliği ve Halk Sağlığı Uzmanlarınca, ‘ülke genelinde on dört günlük bir kapanma’ zorunlu görülürken,

Salgının önlenebilmesi yolunda yetkililerce açıklananlar, sorumluluğun vatandaşa yüklenilmesinin dışında, genellikle üzüm yemekten çok bağcı dövmeye yönelik tedbirlerden öteye gidemiyor.

Yeme-içme, eğlence kültürü üzerinden, insanların laik yaşam biçimine dayalı günlük alışkanlıkları, yerine giderek toplumsal yaşamdan çekilmeyi getirecek muhafazakârlaşma  gözetilerek gerçekleşiyor. Belli etmeden, adım, adım!

Önleyici tedbir olarak, daha önce sinema, tiyatro, bar, restorant, eğlence yerleri gibi toplu yaşam alanlarının saat 20.00 den sonra kapatılmasına benzer başka bir kısıtlama, sigara içme yasağı şeklinde geldi ülke genelinde:

Halk sağlığı yönünden getirisini yadsımadan söylersek: Tüm illerde, valilik ve Kaymakamlıklarca belirlenecek cadde ve sokaklarda, ihtiyaç duyulan meydanlarda, toplu taşıma durakları gibi alanlarda, yani başka bir deyişle, topluma açık her yerde sigara içmek yasaklandı!

Haftalardır, aylardır “ÖLÜYORUZ! TÜKENİYORUZ!

Diyen doktorlarımızın, sağlık emekçilerimizin payına ne düştü derseniz?  

“Covid-19  tüm sağlık çalışanları için meslek hastalığı olarak kabul edilsin” talepleri hayata geçirilemezken,

Sayın Sağlık Bakanımızın önerisi Dünya Sağlık Örgütü’nce  (DSÖ) kabul gördü:

2021 yılı tüm dünyada “Uluslararası Sağlık Çalışanları Yılı” olarak ilan edildi.

Halkımızın dilinde tam karşılığı şu şekilde:

Kuru kuru gadan alayım!

(*) Cahit Sıtkı Tarancı

 

Fotoğraf: Abidin Yağmur/Arşiv

 

 

 

 

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.