DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin 16°C
Parçalı Bulutlu
http://www.mersinyasam.net/wp-content/uploads/2020/11/dikey-scaled.jpg

Abidin Yağmur yazdı: Belediyenin kapısındaki eşek!

Abidin Yağmur yazdı: Belediyenin kapısındaki eşek!
REKLAM ALANI
16.11.2020
39
A+
A-

“…Belediyelerde de ne Agah efendiler biter, ne “Şeftali Bahçeleri”nin insanı keyfe çağıran kokuları eksik olur. Bürokrasi sınıfı, belediyelerin içinde kökleşmiş, her yana uzanmış ur gibidir.  Her siyasetçi, o bürokrasiyi kazıyıp atacağı, belediyeyi daha çalışkan, daha atik, daha halkçı yapacağı iddiasıyla gelir… Bir süre sonra bürokrasi, değişim iddiasıyla gelen siyasetçi ekibi de içine çeker, bütünleşir…”

 

ARA REKLAM ALANI

ABİDİN YAĞMUR

 

Refik Halid Karay’ın “Memleket Hikayeleri” kitabının ilk hikayesidir. “Şeftali Bahçeleri.

*

Belki en uzun hikayesidir!

*

Zaman: Osmanlının son yılları.

*

Mekân: Bir Akdeniz kasabası.

*

Hava şartları: Sıcak.

*

Toplumsal şartlar: Tembellik, uyuşukluk, adamsendecilik, ehli keyiflik.

*

Hikâyede saklı en önemli ayrıntı: Hükümet konağı bahçesinde her memurun, müdürün bir eşeği var.

*

Agah adlı memur, kasabaya ilk geldiğinde bu sıcak havayı, insanlardaki, bilhassa bürokratlardaki, memurlardaki bu uyuşukluğu, bu adamsendeciliği, işten kaçma, bir an evvel keyfe dalma arzusunu yadırgar.

O, diğer memurlar gibi olmayacaktır. Çalışkan olacaktır. Keyfe düşmeyecektir. Kasabanın kalkınması için çalışacaktır.

*

Agah’ın bu ideali bir süre canlı kalır.

Sonra…

Bir gün Agah da keyif alemlerine gider, rakının, dere kenarının, şeftali bahçelerinin tadını alır.

Agah da salar kendini.

Artık Agah, değiştirmek istediği o kültürün bir parçası olmuştur.

*

Yazının başında, bu hikâyenin Refik Halid’in en uzun hikayesi olduğunu söyledim.

Yanlış söylemişim.

Bu hikâye Refik Halid’in en uzun hikayesi değildir.

Hatta diyebilirim ki bu hikâye Refik Halid’in de değildir.

Bu hikâye, bizim toplumumuzun, Osmanlı’dan bugüne, 19. asrın sonlarından ta 2020’lere uzanan en uzun hikayesidir.

*

Sadece merkezden yerele uzanan dikey bürokraside değil, yerelde başlayıp yerelde biten yatay bürokrasi diyebileceğimiz belediyelerde de ne Agah efendiler biter, ne “Şeftali Bahçeleri”nin insanı keyfe çağıran kokuları eksik olur.

Bürokrasi sınıfı, belediyelerin içinde kökleşmiş, her yana uzanmış ur gibidir.  Her siyasetçi, o bürokrasiyi kazıyıp atacağı, belediyeyi daha çalışkan, daha atik, daha halkçı yapacağı iddiasıyla gelir…

Bir süre sonra bürokrasi, değişim iddiasıyla gelen siyasetçi ekibi de içine çeker, bütünleşir.

Belediye idaresini eline aldığını sanan siyasetçi ekip, aslında değiştirmek istediğine dönüşür, özünü, onun içinde kaybeder.

*

Şehrimizdeki belediyelere bakın.

Her biri yeni ideallerle, fikirlerle gelen belediye başkanları ve ekipleri, daha çok çalışma, daha iyi çalışma, daha verimli çalışma, daha tasarruflu olma vaadiyle geldi. Bir yıl doldu, belediye başkanları da siyasi ekipleri de belediyenin müesses nizamına, bürokrasiye dönüştü.

Neredeyse her belediye başkanında ve ekibinde gördüğümüz, duyduğumuz önce partilileri küstürme, sonra vatandaşı küstürme vakaları bundan.

*

Bizim toplumun en uzun hikâyesidir bu.

Bu hikâyede aksayan yönlere dikkat çeken gazeteciler, yazarlar bunları yazdığı için, bugünden geriye doğru gazeteleri, kitapları tarayanlar Türkiye’de hiçbir şeyin değişmediğini görürler.

*

Belediyelerin aksayan yönlerinin yazılması bundandır.

Yoksa, bazı belediyelerin basın müdürlerinin iddia etti gibi yakınlarını belediyede işe koymak değildir gazetecinin, yazarın amacı.

Kişisel hırslar hiç değildir.

*

Refik Halid’in “Şeftali Bahçeleri” hikayesinde en önemli ayrıntı: O zamanlar hükümet konağı bahçesinde her memurun, her müdürün bir eşeği vardı.

Bugün belediyelerin bahçesinde her memurun, her müdürün; hem siyasi ekipten gelenin hem bürokrasiden gelenin eşeği yok, makam arabası var.

Galiba, eşekten otomobile geçiş dışında bir değişim olmamış memlekette!

 

 

 

 

 

 

 

 

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.