DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin 16°C
Parçalı Bulutlu
http://www.mersinyasam.net/wp-content/uploads/2020/11/dikey-scaled.jpg

Kılıçdaroğlu’ndan tarihi konuşma: Soygun düzenine son vereceğiz, 5’li çetenin yatırımlarını kamulaştıracağız

Kılıçdaroğlu’ndan tarihi konuşma: Soygun düzenine son vereceğiz, 5’li çetenin yatırımlarını kamulaştıracağız
REKLAM ALANI
08.12.2020
35
A+
A-

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM kürsüsünde 2021 bütçesi görüşmelerini değerlendirdi. Tarihi konuşmasında 5 yandaş şirketin tüm ihaleleri aldığına dikkat çeken Kılıçdaroğlu, “Ama buradan, bu kürsüden bütün vatandaşlarıma sesleniyorum: Allah’ın izniyle iktidar olacağız. Allah’ın izniyle, göreceksiniz, bu soygun düzenine son vereceğiz. Beşli çetenin bizim torunlarımızı dahi sömürecek olan bütün bu yatırımlarını kamulaştıracağız ve alacağız” dedi.

 

ARA REKLAM ALANI

 

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, TBMM Genel Kurulunda, 2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2019 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi’nin görüşmelerinde yaptığı konuşma şöyle:

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi en içten sevgiyle saygıyla selamlıyorum.

Bizleri televizyonları başında izleyen sevgili vatandaşlar, sosyal medya hesaplarında bizi izleyen sevgili gençler, radyolarının başında bizleri dinleyen saygıdeğer vatandaşlarım; hepinize Cumhuriyet Halk Partisi adına sevgilerimi, saygılarımı ve muhabbetlerimi gönderiyorum.

 

SAĞLIK ÇALIŞANLARININ BAŞARISINI KENDİNİZE MAL ETMEYİN

 

Değerli arkadaşlarım, Covid-19 salgınından söz edildi, başarıdan söz edildi. Başarı kime ait? Sağlıkçılara ait. Sağlıkçılar görevi nerede yapıyor? Hastanelerde yapıyor. Sağlıkçılar kim? Cumhuriyetin yetiştirdiği, en başarılı öğrencilerin gittiği tıp fakültelerinden mezun olanlar. Başarı var mı? Başarı var. Yirmi dört saat çalıştılar mı? Yirmi dört saat çalıştılar; çocuklarını bile görmediler, aileleriyle bile rahatlıkla gidip görüşemediler, konuşamadılar. Peki, sağlıkçıların başarısını ne yaptık? Hep beraber alkışladık, onlar başarılıydı. Peki, sağlıkçıların önüne hastaları gönderen kimdi, önlemi almayan kimdi? Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına yanlış bilgileri veren kimdi, eksik bilgileri veren kimdi? Defalarca söyledim: Ya, bir devlet, saygın bir devlet vatandaşına yalan söylemez. Doğru bilgiler vermediniz. Israr ettiler, Türk Tabipleri Birliği söyledi “Ölüm sayısı çok daha fazla.” diye; Türk Tabipleri Birliğini neredeyse linç edecektiniz. Ne oldu? Kim doğruyu söyledi? Türk Tabipleri Birliği. Hangi noktaya geldik? Salgını önlemek için önlem alması gereken siyaset kurumu, hastayı iyileştirmesi için çalışan da sağlık kurumu. Sağlık kurumu üstüne düşeni yaptı; siyaset kurumu, serbest bıraktı. Neden önlem almadınız? Hangi gerekçeyle önlem almadınız? Hangi gerekçeyle mitingler düzenlediniz? Hangi gerekçeyle vatandaşları toplayıp kafalarına çay attınız? Hangi gerekçeyle salgın bu kadar bu boyutlara ulaştı ve hangi haklı gerekçeyle Avrupa’da birinci olduk? Hangi gerekçeyle? Bana birisinin, bir Allah’ın kulunun çıkıp söylemesi lazım. Hangi gerekçeyle? Doktorların, sağlık çalışanlarının başarısını kendinize mal etmeyin. Onlar kim ne derse desin bu ülkenin aydınlık insanlarıdır. Onlar günün yirmi dört saatinde çalıştılar.

 

COVİD’LE MÜCADELE EDECEĞİNİZE CHP’Lİ BELEDİYELERLE MÜCADELE ETMEYE BAŞLADINIZ

 

Değerli arkadaşlar, dolayısıyla, “156 ülkeye yardım yaptık, 9 uluslararası kuruluşa yardım sağladık.” Ya şu soruyu sormadınız mı Allah aşkına kendinize? 5 tane maskeyi dağıtmak için iktidar aylarca kendi içinde tartıştı, 5 maske ya! Biz dağıtmak istedik “Vay, Cumhuriyet Halk Partili belediyeler nasıl dağıtır! Engel olalım.” Siz Covid’le mücadele edeceğinize bizim Cumhuriyet Halk Partili belediyelerle mücadele etmeye başladınız. Ya akıl alacak şey değil, emin olun akıl alacak şey değil. Kaldı ki Cumhuriyet Halk Partili belediyeler sadece CHP’lilere yardım yapsa ben de kızarım, sizin de kızma hakkınız var. Herkese eşit. Söyledik: “Herkese eşit davranacaksınız”, bunu söyledik. Cumhuriyet Halk Partili belediyeler yardım kampanyası açtılar, banka hesaplarına el koydunuz. Eskişehir Büyükşehir Belediyesinin yıllardır devam ettiği aşevi hesabı var, ya o hesapta biriken paralara bile el koydunuz. Bir Allah’ın kulu, vicdan sahibi bir Allah’ın kulu çıkıp da “Ya, bu yanlıştır.” demedi mi? Niye demediniz, niye söylemiyorsun? Ya, bu insanlığa aykırı bir şeydir. O aşevinden yıllardır yoksullara, ihtiyaç sahibi ailelere yemek götürülüyor ya, “Bu hesaba el koymayın.” demediniz, diyemediniz.

BU BÜTÇE HARAMZADELERİN, HARAMZADELERE HİZMET EDENLERİN BÜTÇESİDİR

 

Bakın, değerli arkadaşlar, işçiye ne getiriyor bu bütçe? Çiftçiye ne getiriyor? Emekliye ne getiriyor? Bu bütçe faiz bütçesidir, bu bütçe açık ve net söylüyorum haramzadelerin bütçesidir, haramzadelere hizmet edenlerin bütçesidir. Bakın, bir daha söylüyorum, inanarak söylüyorum inanarak, bu bütçe haramzadelere hizmet bütçesidir.

Değerli arkadaşlarım, bakın, niye tek bir Hükûmet kuruldu yani bir kişiye bağlı, bütün yetkiler bir kişiye bağlandı? Her şey çok hızlı olacak diye, öyle değil mi? Her şey çok hızlı olacaktı. Orta Vadeli Program, kanuna göre zamanında yayınlandı mı? Yayınlanmadı. Soruyor musunuz “Niye yayınlanmadı?” diye. Kim engel oldu? Orta Vadeli Mali Plan zamanında yayınlandı mı? Kanuna göre zamanında yayınlanmadı. Sordunuz mu niye zamanında yayınlanmadı? Kim engel oldu? Hangi güç engel oldu? Tek başınasınız, başka bir şey yok. Ya, yasanın gereğini bile yerine getiremiyorlar. Aynı şekilde Bütçe Çağırısı ve eki Hazırlama Rehberi, Yatırım Genelgesi, Yatırım Programı Hazırlama Genelgesi bu da zamanında yayınlanmadı. Bütçenin ekleri bütçe verildikten sonra Meclise geldi. Bütçenin ekleri… “Bütçe gece yarısı verildi.” deniyor ama biz o gece bekledik “Bütçe verilecek mi?” “Hayır.” Pazar günü Anadolu Ajansı biraz utangaç bir mesajla dünyaya duyurdu “Efendim, 2021 bütçesi verilmiştir.” diye. Kim engel oluyor? Yani bunlar hizmet ettiler de biz mi engel olduk? Yani bunlar zamanında yayınlamadılar da biz mi engel olduk “Bunlar zamanında yayınlamadılar.” diye. Bunlar sizin çıkardığınız yasalara uymuyorlar. Evet, siz görüyorsunuz, veriyorum, bunlar da biliyorlar. Uymuyorlar ama siz yine elinizi kaldırıyorsunuz. Kendi vicdanınıza bu olayı sorgulamak zorundasınız. Tarihin size yüklediği bir sorum var, bir görev var, kendi vicdanınız ya! Ya, arkadaş kanun çıkardık ya! Kanuna uyun. “Kanuna uymam.” diyor. Niçin? “Benim Mecliste kurşun askerlerim var, zaten ne dersem onlar ellerini kaldırırlar” diyor. Öyle mi? Aynen öyle.

MERKEZ BANKASININ KASASI EKSİ 47 MİLYAR DOLAR!

 

Bakın, değerli arkadaşlar, geçen hafta burada bir araştırma önergesi tartışıldı 128 milyar dolar kime satıldı diye. 1 dolardan bahsetmiyorum, 1 milyar dolardan da bahsetmiyorum, 50 milyar dolardan da bahsetmiyorum, 128 milyar dolar… Dolar düşükken kimlere satıldı? Buna “hayır” dediniz. Niye hayır dediniz? Evde çocuklarınız bu soruyu sorarsa vicdan sahibi olarak ne cevap vereceksiniz Allah aşkına? Ya, 128 milyar dolar kime satıldı ya? Ya, bunu bilelim. Şimdi 128 milyar doları çiftçi mi aldı, emekli mi aldı, köylü mü aldı, sokakta simit satan mı aldı, çaycı mı aldı, kuaför mü aldı? Kim aldı 128 milyar doları? Ya, bu soru havada. Millî iradenin tecelligâhı olan bu kurum “Bunu araştırmayın, malı götürene de dokunmayın” dediği andan itibaren buranın saygınlığı törpülenir arkadaşlar.

Değerli arkadaşlar tüyü bitmemiş yetimin hakkına sahip çıkmak zorundayız. Adalet istiyorsan, tüyü bitmemiş yetimin hakkına… Tüyü bitmemiş yetimin hakkına sahip çıkmayı bir tarafa bıraktınız, dolar lortlarının arkasında kale gibi durmaya başladınız. Ya, kabul edilir mi bu, kabul edilir mi bu?

Değerli arkadaşlar, bu önerge tartışılırken geçmişte Merkez Bankasında Başkanlık yapan saygıdeğer bir milletvekilimiz kürsüdeki veya medyaya yansıyan ifadesi: “Otuz beş yıl Merkez Bankasında çalıştım, eksi bir rezervle hiç karşılaşmadım.” Eksi 47 milyar dolar, eksi, Merkez Bankasının kasası eksi 47 milyar dolar. Eksi 47 milyar dolara bu düzen nasıl geldi arkadaşlar? Kim getirdi? Kim bu ülkeyi yönetiyor? 1 lira değil, 5 lira değil, 100 lira değil, eksi 47 milyar dolar yani bizim çocuklarımızın ve torunlarımızın ödeyeceği bir para. 128 milyar doları araştıralım. Araştırmayın. 47 milyar dolar eksimiz var. Araştırmayın. Neyi araştıracak millî iradenin tecelligâhı olan bu kurum? Neyi araştıracak? O zaman arkadaşlar, “Kanaryalar ne kadar yaşar?” diye bir önerge verin, belki arkadaşlar buna “evet” derler, biz de kanaryaları öğrenmiş oluruz, ne olduğunu.

TÜRK LİRASINI İTİBARSIZ HÂLE GETİRENLER, ON SEKİZ YILDIR BU ÜLKEYİ YÖNETENLERDİR

 

Döviz geliri olmayan şirketlerin döviz üzerinden borçlanmasına imkân sağladılar kararnameyle. Düşünün, döviz geliri yok ama “Döviz üzerinden borçlanabilirsin.” diyor. Niye döviz üzerinden borçlanıyorsun? Türk lirası yok mu bu ülkede? Yasaklanmıştı bu. Rahmetli Ecevit’in hükûmeti döneminde yasaklanmıştı. Türk lirası… Döviz geliri olmayan şirketler, döviz üzerinden borçlanamazlar. Döviz gelirin varsa borçlan ama döviz gelirin yoksa döviz üzerinden borçlanma. Türkiye’yi batırıyorsun çünkü. Ne yaptılar? Kaldırdılar bunu, şimdi döviz üzerinden borçlanabiliyorsunuz.

Türk lirasını itibarsız hâle getiren on sekiz yıldır bu ülkeyi yönetenlerdir. Sağa sola kaçmaya gerek yok, sağa sola kaçmaya gerek yok, iktisat okuyan arkadaşlarım, Gresham Kanunu diye bir kanunu bilirler herhâlde “Kötü para iyi parayı kovar.” diye. Herkes iyi parayı tutar, kötü parayı elinden çıkarmaya çalışır. Şu anda Türk lirası kötü para ama döviz iyi para, herkes dövizi tutuyor, bankalardaki mevduatın yüzde 56’sı böyle.

Siz acaba Iğdır’daki İhsan Salman’ı duydunuz mu hiç? Unuttunuz değil mi? Ama bu kardeşiniz unutmadı. Ne yaptı sevgili Salman? Berber, Salman Berber. “250 dolar kim gider bozdurursa ben onu üç sefer bedava tıraş yapacağım.” dedi. Bakın, o daha milliyetçi, o daha vatansever.  Siz onun hakkına bile sahip çıkmadınız, onun hakkına bile.

 

İKİ YILDA ERİYEN MİLLÎ GELİR, 156 MİLYAR DOLAR

 

Değerli arkadaşlarım, yılbaşından bu yana dolar karşısında Türk lirası yüzde 23,6; avro karşısında Türk lirası yüzde 29,7 oranında değer kaybetti. Ne anlama geliyor bu, anlatayım size. Şu anda İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında Türkiye’yi taşıyan 30 büyük şirket var. Bunlar: Akbank, İş Bankası, Garanti Bankası, Halkbank, OYAK Çimento, Ereğli Demir ve Çelik, Koç Holding, Sabancı Holding, Doğan Holding, TÜPRAŞ, PETKİM, Türk Telekom, Turkcell, Türk Hava Yolları gibi 30 şirketin 2017’deki toplam piyasa değeri 150 milyar dolardı, 150 milyar dolar. Bugünkü değeri ne bunların? 60 milyar dolar. 150 milyar dolar… Bugünkü değeri 60 milyar dolar. Kim bu hâle getirdi? Kim getirdi bu hâle? 2018’de ülkenin dolar olarak millî geliri 892 milyar dolardı, 2018’de. Şimdi, ülkenin millî geliri 736 milyar dolar; iki yılda eriyen millî gelir 156 milyar dolar. 156 milyar doları kim aldı, kim götürdü? Milletin cebinden kim çekip kime verdi, hiç merak ettiniz mi? Buraya gelip Alice Harikalar Diyarı’nda masalını dinlediniz, arada bir de alkışladınız, heyecan yoktu onu ben de görüyordum. Bu ülke on sekiz yılda bu hâle geldiğinde… Ya, oy verdi bu millet, milletin burnundan getirdiniz.

On sekiz yılda, on sekiz yılda bütçeden yapılan faiz ödemesi ne kadar? 492 milyar dolar; on sekiz yılda bütçeden yapılan faiz ödemesi 492 milyar dolar. Her gün kaç milyon dolar ödüyoruz? Her gün 75 milyon 573 bin 63 dolar faiz ödüyor Türkiye, her saatte 3 milyon 148 bin 878 lira faiz ödüyor. Bana söyler misiniz… Ben bu bütçe, haramzadelere hizmet eden bütçedir derken işte bunu kastediyorum.

 

BEŞLİ ÇETENİN BÜTÜN YATIRIMLARINI KAMULAŞTIRACAĞIZ

 

Bakınız “Yerli ve millîyiz.” diyordunuz değil mi? Gayri millî bir ittifak var. Bakın bir daha söylüyorum: Gayri millî bir ittifak var. Neden? Ya arkadaş, ihaleyi yapıyor musun? Evet. Yapan kim? Türkiye Cumhuriyeti devleti yani Türkiye Cumhuriyeti. İhaleyi alan kim? Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı. Peki, ihalenin konusu nerede yapılıyor? Türkiye Cumhuriyeti devletinde yapılıyor. Niye Türk lirası değil de Amerikan doları, neden? Hadi farz edelim Amerikan dolarını kabul ettik; ihtilaf çıktı, Türk mahkemeleri değil, Londra mahkemeleri. Bu mudur Allah aşkına sizin yerliliğiniz? Sizin millîliğiniz bu mudur Allah aşkına ya?

Bakınız, sadece dolar vermiyorsunuz, bu insanlara “beşli çete” diyoruz, bunlara sadece dolar vermiyorsunuz, bunlara aynı zamanda Türk lirası eridikçe kur farkı veriyorsunuz. 2014-2019, kaç lira kur farkı ödendi? Ben söylemeyeyim. Sayıştay raporu: 61 milyar 719 milyon 322 bin lira kur farkı ödendi. Çiftçiye ne verdiniz? Esnafa “Dükkânı kapat.” dediniz, kahveciye “Dükkânı kapat.” dediniz, kâğıt oynamasını bile yasakladınız. Ne verdiniz Allah aşkına? Kahveciye ne verdiniz? Esnafa ne verdiniz?

Ama buradan, bu kürsüden bütün vatandaşlarıma sesleniyorum: Allah’ın izniyle iktidar olacağız. Allah’ın izniyle, göreceksiniz, bu soygun düzenine son vereceğiz. Beşli çetenin bizim torunlarımızı dahi sömürecek olan bütün bu yatırımlarını kamulaştıracağız ve alacağız.

ESNAFA 1 KURUŞ PARA VERMEDİNİZ, KATARLI FİRMAYA 90 MİLYON DOLAR İNDİRİM YAPTINIZ

“Çiftçiye ne verdiniz?” dedim, esnafa ne verdiniz? 1 lira bedava bir şey verdiniz mi? 1 kuruş verdiniz mi? Vermediniz. Manava verdiniz mi? Vermediniz. Kime ne verdiniz?

Bakın, binlerce esnafa 1 kuruş para vermediniz, 1 kuruş para; bir Katarlı firmaya sadece bir seferde 90 milyon dolar indirim yaptınız, 90 milyon dolar! Ya, Allah aşkına, bir vicdan sorgulaması yapmayacak mısınız ya? 90 milyon dolar ya! Bir kişiye veriyorsunuz, vermesi gereken bir kişiye veriyorsunuz. Anlaşma var, vermesi gerekiyor; “Vermeyeceğim.” diyor. Sadece bu mu? Hayır. Bir şey daha yaptılar. Dolar üzerindendi ya, ona da “Katar firması, yemezler, dolar artıyor, nereye gidecek belli değil, bunu Türk lirasına çevirin ve sabitleyin.” dedi. Yaptılar. 5,80 üzerinden sabitlediler ve Türk lirasına çevirdiler. Bana söyler misiniz Allah aşkına ya, Allah aşkına bana söyler misiniz ya? Bir firmaya bunu yaptırıyorsunuz, işçiye “Sana ayda 1.168 lira para vereceğim, günde 39 lira, krallar gibi yaşa.” diyorsunuz. Bu mudur adalet ya? Bu mudur insanlık ya? Bu mudur vicdan, nedir Allah aşkına?

 

BU KADAR İŞSİZ VARKEN BİR KİŞİ 5 MAAŞ ALIYOR!

 

Çiftçinin mallarına, traktörüne, ineklerine haciz uyguluyorsunuz. Ya, arkadaşlar İcra İflas Kanunu var ya. Çiftçinin geçinebileceği mallarına el konur mu? El koydunuz. Çiftçi bu durumda, esnaf bu durumda, çöplerden kâğıt toplayan vatandaş bu durumda, perişan vaziyette, pazar artıklarından geçinenler var ama -sizden bazıları, özür dilerim, sizden derken sizi kastetmiyorum bu tarafı kastediyorum- onların bazıları ve onların bazı adamları bir maaş yetmiyor, iki maaş yetmiyor, üç maaş yetmiyor, dört maaş yetmiyor, beş maaş alıyor. Ya, bu kadar işsizlik varken bir kişinin dört maaş, beş maaş üstelik büyük paralar almasını sizin vicdanınız kabul ediyor mu ya? Ahlak kabul eder mi bunu ya? Vicdan kabul eder mi bunu ya? Kim kabul eder bunu ya?

 

 

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.