DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin 13°C
Parçalı Bulutlu
http://www.mersinyasam.net/wp-content/uploads/2020/11/dikey-scaled.jpg

Abidin Yağmur yazdı: Fıstıkçı Şahap!

Abidin Yağmur yazdı: Fıstıkçı Şahap!
REKLAM ALANI
01.01.2021
119
A+
A-

“…İslam dünyasının, buna Osmanlı da dahil, binlerce yıldır çözemediği, sınırlarını, günahını, dünyevi cezasını kesin olarak çizemediği, hâlâ tartışmalı olan konularda MHP il başkanı ya da ocak başkanı ya da belediye meclisi üyesi fetva, karar verebilir mi?..”

 

ARA REKLAM ALANI

 

ABİDİN YAĞMUR

 

Türkiye’de ilk okulu bitirmiş, en azından orta 2’ye kadar da yüksek tahsil yapmış herkesin derslerde adını duyduğu ünlü bir adam vardır.

Kimdir bu?

Fıstıkçı Şahap…

*

Türkçede şöyle bir kural var:

“f, s, t, k, ç, ş, h, p” harfleri ünsüzdür…

Bunlara sert ünsüzler denir.

Eğer bu harflerle biten bir kelimenin sonuna d ve c harfleriyle başlayan bir ek getirirsek d harfi t harfine, c harfi ç harfine dönüşür.

*

İşte Fıstıkçı Şahap ününü bu kurala borçludur.

Bazı öğretmenler üşenmemişler, akılda kalıcı olsun, öğrenci harfleri unutmasın diye bu sert ünsüz harflerden bir isim yaratalım demişler ve Fıstıkçı Şahap ismini bulmuşlar.

Ünlü harfleri çıkarınca “f, s, t, k, ç, ş, h, p” harfleri kalır ki, okuma yazma bilen her öğrenci rahatlıkla sert ünsüzleri bulabilir.

*

Dün yılbaşıydı…

Türkiye’nin dört bir yanında insanlar, hangi mezhepten, hangi dinden olursa olsun yeni yıla girerken az ya da çok alkollü içki içmeyi adet edinmiştir.

Bu yılda öyle oldu.

Marketlerde rakı, bira, şarap, votka, cin satışları patladı…

*

Mersin Büyükşehir Belediyesi de yılbaşına özel bir sepet hazırlatmış.  Az sayıda insana giden bu sepetlerde bir şişe de şarap var.

Şarap lafı duyulunca…

Kıyamet koptu!

MHP, AKP, Ülkü Ocakları veryansın etti.

Hatta Ülkü Ocakları Başkanı, şehrin belediye başkanına “Şarapçı Vahap” diye seslendi.

*

Böylece hem Türkçenin sert ünsüzler kuralı işledi;  şarapcı yerine şarapçı denilerek kural yerine geldi…

*

Hem de siyasetin sert ünsüzler kuralı işledi.

Ünlü münlü olmayan, kimsenin tanımadığı bilmediği, halkın oylarıyla seçilmemiş, bulundukları yerde atama ile bulunan, liderden başkasına hesap vermek zorunda olmayan, bir şehir yönetmek, bir bütçe yönetmek derdi olmayan, deyim yerindeyse bir ipiyle bir kuşağı misali, kafası rahat siyasetçiler sert açıklamalar, sert ithamlar ve kışkırtma sözleri sayesinde medyada geniş yer buldu.

*

Medyada iki gündür bu konu tartışılıyor.

Sosyal medya kaynıyor.

Halkın büyük kısmı meseleyi sosyal medya mecralarını takip ederek anlamaya çalışıyor.

*

Mesela ben konuyla ilgili yorumları okurken marketin rakı reyonunun önündeydim.

Yüzlerce insan alkollü içki almış olacak ki reyon görevlileri kan ter içindeydi…

O arada biri sosyal medyadan yazıyordu:

“Şarap hediye etmek milletimize hakaret…”

Reyon görevlisi raflara bira, şarap koyuyordu, anında birileri alıyordu.

O arada birileri sosyal medyada şöyle yazıyordu:

“Yılbaşı paketinde şarap millete hakaret…”

*

Her türlü içkiden satın alıp evine giden insanlara baktım:

Onlar milli değil miydi?

Millet değil miydi?

Müslüman değil miydi?

Millet olmak, milli olmak, Müslüman olmak sadece 2 parti ile onların yan kuruluşu derneklere mi aitti?

Bu şehir, bu belediye sadece onlara mı aitti?

*

Burada uzun uzun şarap konusu üzerine tartışmayacağım.

Belediye konusunu da tartışmayacağım.

Dilim yandı çünkü…

İllallah ettim cahilin dilinden..

Sosyal medyada iki kelam yazdım.

Sen misin yazan?

*

O gün sosyal medyada bir meslektaşım beni belediye yalakası olmakla suçladı.

Konu belediye ya da belediye başkanı değildi ki…

Benim için konu, bu toplumun bin yıldır verdiği laik yaşam mücadelesiydi.

Ben bir sosyalist olarak, şarap bahanesiyle laik yaşam tarzına taarruz eden, onu baskı altına almaya çalışan akıma sessiz mi kalmalıydım?

Kalmadım.

Fakat o meslektaşım için hayat belediyeden ve belediyeye yağ çekmekten ibaret olmalı ki, hayatında hiçbir iddia ve ideali yok ki konuyu belediye ile sınırlandırdı, oradan baktı, beni bir belediye başkanı üzerinden sınırlandırmaya, o arada elinden geldiğince itibar suikastı yapmaya çalıştı.

Canı sağ olsun.

Meslektaşımızın bendenize karşı bu itibar suikastına meslektaşlarımızdan Fatih Şahin duyarsız kalmadı.

Mustafa Esmer Cengiz ve İbrahim Yalçıner o anda yanımda durdu.

Beraber yol yürüdüğümüz değerli bir arkadaşım ne şiş yansın ne kebap dedi; bana, dolayısıyla kendisine yapılan hakarete sessiz kaldı.

Onun da canı sağ olsun…

*

Türkiye’de ve Mersin’de gündemin görünen yüzü şarap…

Belediye şarap ikram edebilir mi, edemez mi?

Gündemin görülmeyen yüzü, esas anlamı ise şu:

Sesi çok çıkan, yaygara koparan, dini de milliyeti de kendine göre yorumlayan, kendilerine yüzlerce sebeple yönelen kitle oyunu, sadece dini referansa bağlayan kesime daha ne kadar taviz vereceğiz?

Kuran’da riya diye bir tanım var.

Çıkar için, gösteriş için ibadet etmek anlamına geliyor…

Riya tayfasının hayata istikamet vermesine daha ne kadar izin vereceğiz?

Kuran’ın kimi hükümleriyle ilgili yüzlerce, binlerce yorum farkı var. Hangi yorumun peşinden gidileceğine nasıl karar vereceğiz?

Mesela bugün şarabı lanetleyelim, yarın Kuran’a göre şarap içenin 80 değnek cezası var derlerse, ona da mı he diyeceğiz?

*

İslam dünyasının, buna Osmanlı da dahil, binlerce yıldır çözemediği, sınırlarını, günahını, dünyevi cezasını kesin olarak çizemediği, hâlâ tartışmalı olan konularda MHP il başkanı ya da ocak başkanı ya da belediye meclisi üyesi fetva, karar verebilir mi?

*

“Belediyenin parasıyla hediye alınmamalıdır. Şarap ya da çikolata alınmamalıdır. Başkan kendi kesesinden vermelidir” diyenler var.

Sonuna kadar katılıyorum.

Sayın Başkan tartışmanın o yönünü kapatmak için ya maliyeti açıklamalıdır ya da maliyeti kendi cebinden karşılamalıdır.

Bir gün içinde 6 bin öğrencinin hesabına 400 lira yatırıp yılbaşı günü yoksulları sevindiren Sayın Başkan, bu güzel hamlesinin, ucuz şarap etrafında koparılan ucuz siyasete kurban edilmesine izin vermemelidir.

*

Siyaseten, sert ünsüzler bu meselede kısa vadeli kar sağlayabilir.

“Şarapçı Vahap” filan diyerek dikkat çekebilir.

Medyada yer bulmanın tadını çıkarabilir.

Siyaseten haklarıdır, yapmaları da olağandır.

Dileyelim ki sert ünsüz MHP’li ve ocakçılar bu meseleden kısa vadeli bir seçim kazancı elde etmekle yetinsin…

“Ne de olsa şarap içen gazeteciler bile bizim yanımızda durdu” diyerek işi abartmasın, şaraptı, rakıydı, kadınlı erkekli toplantıydı derken hayat tarzına müdahaleye, hayat tarzını itham etmeye vardırtmasın.

Bunun bir adım sonrası çünkü yılbaşı kutlamasını kaldırmak, iki adım sonrası pembe otobüs…

 

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.