DOLAR 8,0617
EURO 9,6772
ALTIN 461,08
BIST 1.408
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin 23°C
Az Bulutlu
Mersin
23°C
Az Bulutlu
Cts 24°C
Paz 23°C
Pts 25°C
Sal 22°C

“Asistan hekimler tükeniyor, farkında mısınız?”

“Asistan hekimler tükeniyor, farkında mısınız?”
REKLAM ALANI
02.03.2021
42
A+
A-

Mersin Tabip Odası Yönetim Kurulu üyesi Dr. Ayşe Jini Güneş, asistan hekimlerin pandemi sürecinde yaşadıkları sıkıntılara dikkat çekti. Güneş,  “Pandemi servislerinde, polikliniklerde, acil servislerde, filyasyonda, laboratuvarda yani pandemi ile mücadelenin her alanında özveri ile görev almamıza rağmen artan iş yükü, ihmal edilen uzmanlık eğitimi, ücret adaletsizliği ve artan mobbing ile karşılaştık. Özellikle covid görevlendirmeleri nedeniyle eğitimimiz durma noktasına gelmiştir” dedi.

 

ARA REKLAM ALANI

Mersin Tabip Odası, pandemi sürecinden en fazla etkilenen meslek gruplarından biri olan asistan hekimlerin içinde bulundukları duruma dikkat çekmek için bir basın açıklaması düzenledi.

Oda adına açıklama yapan yönetim kurulu üyesi Dr. Ayşe Jini Güneş şunları söyledi:

Hekimlik mesleği tıp fakültesine adım atıldığı anda başlayıp ölene kadar devam eden bir serüvendir. Tıp fakültesine başlayan her öğrenciyi zorlu ve uzun bir tıp eğitimi bekler. Tıp eğitimi sonrası uzman hekim olmak isteyen hekimler dünyanın en zor sınavlarından biri olan Tıpta Uzmanlık Sınavına girer ve kazananlar uzmanlık yolunda ilk durağı geçip asistanlığa adım atar.

Büyük hayaller ile başladığımız uzmanlık eğitimi; çalışma koşulları ve maruz kalınan mobbing ile hayal kırıklığına dönüşüyor. Günlük 36 saate varan çalışma süreleri, ücretli nöbet ertesi izin hakkının yok sayılması, görev tanımının dışındaki angarya işlerle uğraşmak bugüne dek sıklıkla dile getirdiğimiz sorun başlıklarından bazıları.

Asistan emeğinin sömürüsünün en çarpıcı hali nöbetlerdir. Tıpta Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği “uzmanlık öğrencileri 3 günde birden daha sık olmayacak şekilde nöbet tutmalıdır” demesine rağmen resmiyete yansımasa da kimi kliniklerde nöbet sayısı ayda 14-15’i bulabiliyor. Günlük 8 saatlik mesainin ardından 16 saat nöbet tuttuktan sonra ertesi gün çalışmaya, yani 36 saat süreyle çalışmaya zorlanıyoruz. Mevzuatta “gece nöbeti tutanlara ertesi günü görev verilmez” ifadesi yer almasına rağmen başhekimlere kurumda hizmetin aksamaması gerekçeleriyle nöbet ertesi dinlenmesi gereken hekimi mesaiye devam ettirme yetkisi verilmiştir. Asistan hekimlerin çoğunun aylık nöbet süresi 130 saati aşmasına rağmen 130 saati aşan nöbet ücretleri yine mevzuata göre ödenememektedir. Nöbet sonrası izin kullanabilenlere ise nöbet ücreti ödenmemektedir. “Nöbet ücreti” ile “nöbet ertesi izin” taleplerinin de karşıt talepler olarak düzenlendiği mevcut sistemde hekimin ya dinlenme hakkından ya da emeğinden vazgeçmesi isteniyor.

Asistan hekimlik temelde bir sağlık hizmeti değil eğitim sürecidir. Sürecin sonunda asistan hekimden kendi branşının yeterliliğini sağlaması ve bir uzman hekim olarak mesleğini layıkıyla yerine getirmesi beklenir. Bunun mümkün olması için bu süreçte asistan hekimlerin aldığı eğitimin nitelikli olması şarttır.

Performans sistemi ve kışkırtılmış sağlık talebi nedeniyle asistan hekimler sağlık hizmeti için bir işgücü yığını olarak görülüyor, eğitimi geri plana atılıyor. Polikliniklerde eğitici yönlendirmesi ve denetimi olmadan hasta muayenesi yapmak, konsültasyon hizmeti vermek zorunda kalıyor. Bu durum hem eğitimin hem de sağlık hizmeti kalitesinin düşmesine neden oluyor.

Sosyal ihtiyaçlarımızı karşılayacak zamanımızın kalmaması tükenmişlikle sonuçlanmaktadır. Eğitim seminerlerimiz, vaka tartışmalarımız bile sağlık hizmetini aksatmamak adına yemek saatlerinde ve mesai bitimlerinde yapılmaktadır. Çoğu sağlık kurumunda yoğun çalışma şartları altında ezilen asistan hekimler akademik çalışmalara gereken zamanı ayıramamaktadır. Eğitim ve araştırma ile ilgili eksikliklerimizi geriye kalan sınırlı boş zamanlarımızda kapatmaya çalışıyoruz.

Hiyerarşik ilişkiler mobbinge neden olabilmektedir. Sağlık ortamında kıdem ve usta-çırak ilişkisi Hipokrat’tan beri bilinen, tıp eğitimi ve uygulamasının en önemli temellerinden biridir. Ancak bazı durumlarda bu ilişki asistan aleyhine işleyerek iş bölümü, akademik ve uygulamalı eğitim süreçlerinde mobbing olarak karşımıza çıkıyor. Mobbingi bildirmek ve şikâyet etmek isteyen asistan hekimler eğitim alamama, huzurlu bir çalışma ortamında çalışamama gibi tehditlere maruz kalıyor. Bu durum mesleğinin henüz başında olan hekimin motivasyonunu kırıp, yalnızlığa, çaresizliğe veya istifaya sürüklüyor.

Pandemi süreciyle beraber asistan hekimler için tüm bu sorunlar katlanarak arttı. Pandemi servislerinde, polikliniklerde, acil servislerde, filyasyonda, laboratuvarda yani pandemi ile mücadelenin her alanında özveri ile görev almamıza rağmen artan iş yükü, ihmal edilen uzmanlık eğitimi, ücret adaletsizliği ve artan mobbing ile karşılaştık. Özellikle COVİD görevlendirmeleri nedeniyle eğitimimiz durma noktasına gelmiştir.

Asistan hekimler bunca sıkıntıyı yaşarken yabancı uyruklu asistan hekimler de bu sıkıntılara ek olarak COVİD polikliniklerinde ve servislerinde çalışmalarına karşın COVİD ödemelerinden muaf tutulmuşlar ve performans ücreti alamamışlardır. Üstelik COVİD’e yakalandıklarında kendi hastanelerinde ücretli tedavi olmaktadırlar.

Bizler sayısı Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi asistan hekimleri olarak;

Çığlığa dönüşen sorunlarımızın duyulmasını,  nöbet sayılarının insani sınırlara çekilmesini, koşulsuz nöbet ertesi izin verilmesini, eğitim sürecimizin performans sistemine kurban edilmemesini, sağlıkta mobbingin son bulmasını, bu konuda bütün meslektaşlarımızın üzerine düşen görevi yerine getirmesini, mobbinge karşı şikâyet, denetleme ve cezalandırma mekanizmalarının uygulamaya sokulmasını, tıp eğitimini yaralayan üniversite özerkliğine müdahale ve sözleşme dayatılmasından derhal vazgeçilmesini, pandemi görevlendirmelerinin adil bir şekilde yapılmasını, yabancı uyruklu hekimlere özel sorunların bir an önce çözümlenmesini,  bütün hekimlerin insani çalışma şartlarına sahip olmasını, hak ettikleri emekliliğe yansıyan performansa dayanmayan ücret almasını, geç ödenen nöbet ve performans ödemelerinin zamanında ödenmesini,  bugüne değin adaletsiz ve eksik dağıtılan covid ek ödemelerinin zamanında, tam ödenmesini ve özellikle mobbing ile nöbet ertesi izin konusunda acilen yasal düzenleme yapılmasını talep ediyoruz.”

 

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.